bakırköy escort

avcılar escort

ataköy escort

13 Ağustos 2020 Perşembe

Başbağlar Katliamı ...

basbaglar-katliami-

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 26 yıl önce teröristlerce katledilen 33 sivilin yakınları, terör örgütü PKK'nın en büyük sivil katliamlarından olan "Başbağlar Katliamı"nın acısını yüreğinde taşıyor. Katliamın acısının ilk günkü gibi taze olduğu köyde yaşayan vatandaşlar, saldırının faillerinin bulunup cezalandırılmasını istiyor. Katliamdan yaralı kurtulan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar, "Bizim tek istediğimiz bu olayın faili meçhul kalmaması. Suçlu ya da suçlular ile perde arkasında bulunarak görünmeyen teröristlerin ortaya çıkarılıp adalet önünde hesap vermesini istiyoruz" dedi
03 Temmuz 2020 Cuma 15:13

Erzincan kent merkezine 220 kilometre uzaklıktaki Başbağlar köyüne 5 Temmuz 1993 akşamı gelen PKK'lı teröristler, kadınları derede topladıktan sonra para, altın ve değerli eşyayı alarak yağmaladıkları tüm evleri ateşe verdi. Katliam sırasında 5 kişiyi bulundukları evleri ateşe vererek öldüren teröristler, daha sonra akşam namazı için camide olan 28 erkeği köy yakınındaki boş alanda topladı. Bir süre örgüt propagandası yapan teröristler, daha sonra bu kişileri kurşuna dizdi. Olaydan sonra bölgede yapılan incelemede yüzlerce boş kovan bulundu.

FAİLLERİN BULUNUP CEZALANDIRILMASINI İSTİYORLAR

 

Katliamın acısının ilk günkü gibi taze olduğu köyde yaşayan vatandaşlar, saldırının faillerinin bulunup cezalandırılmasını istiyor. Başbağlar köyünü ziyaret eden vatandaşlar, köyde katliamın yaşandığı alandaki şehitlik anıtında ve katledilenlerin defnedildiği Başpınar köyündeki şehitlikte dua ediyor. Katliamdan yaralı kurtulan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar, aradan geçen 26 yıla rağmen yaşanan acının taze kalmasındaki en büyük etkenlerden birinin dava süreci olduğunu söyledi.



 

 

 

 

 

 

Başbağlar Katliamı ...

12345678910

 

 

 

 

'ŞEHİTLERİMİZİN KANI YERDE KALMIŞTIR'

 

Şehitlerin kanının yerde kaldığını dile getiren Akarpınar, "Bu dava süreci, maalesef 1998'de o zamanki İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapılan 24 duruşma sonunda takipsizlikle sona erdi. Tabii ki bu içimizde bir yara olarak kaldı. Gerçekleştirilen katliamla adeta haritadan silinen köyümüzdeki olayın maalesef sanığı yoktur. Bu nedenle şehitlerimizin kanı yerde kalmıştır. Başbağlar köyü mazlumları adalet aramaktadır. Adaleti yalnız Başbağlar köyümüz için aramıyoruz, bizim durumumuzda olan mazlum, mağdur ve cümle insanlar için arıyoruz" dedi.

 

Katliamın faillerinin bulunmasını istediklerini belirten Akarpınar, "Başbağlar, şehitlerin kanı yerde kalmasın diye hak, adalet aramaya devam ediyor. Başbağlar köyünün halkı şehitleri karşısında başları öndedir. O şehitler bizlere kıyamet günü soracaklardır, 'Bizi kim vurdu, adalet sağlandı mı?' diye. Biz bunlara cevap veremiyoruz. Bu sorular karşımızda ancak soru olarak kalmakta ve bu sıkıntıyı 26 yıldır çekiyoruz. Bizim tek istediğimiz bu olayın faili meçhul kalmaması. Suçlu ya da suçlular ile perde arakasının da bulunarak görünmeyen teröristlerin ortaya çıkarılıp adalet önünde hesap vermesini istiyoruz" diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

VAHŞETİ GÖZYAŞLARI İÇİNDE ANLATTI

 

Katliamda eşi ve yakınlarını kaybeden 53 yaşındaki Hatice Özdemir, katliamı gözyaşları içinde anlattı. Katillerin aradan geçen 26 yıla rağmen bulunamamasından yakınan Özdemir, "Anlatmakla bitmiyor bu acı. Sesimiz çok uzaklara gitti ama bizim acımızı anlayan çok az insan oldu. Katliamın olduğu akşam eşim akşam namazı için camiye gitmişti. Ben de bir yaşındaki kızım için annemlerden keçi sütü almak amacıyla onlara gitmiştim. Annemlere vardığımda köye teröristlerin geldiğini duydum. Bunun üzerine çocuklarımı bir araya toplayarak eve gitmek istediğimde bir terörist önüme atladı. Konuşma yapacaklarını söyleyerek kadınları bir yere, erkeklerimizi ise bir yere topladılar. Toplandığımız yerde bir müddet sonra yoğun bir silah sesi duyduk. Teröristler gittikten sonra gece boyunca bekledik ve sabah namazı vakti girdiğinde silah sesinin geldiği yere gittik. Eşimin ölmüş olabileceğini düşünmek istemiyordum fakat gittiğimizde hepsi şehit olmuştu."

 

Başbağlar olarak çok şehit verdiklerini belirten Özdemir, "Katillerin bulunmasını istiyoruz. En büyük sıkıntımız Başpınar köyündeki şehitliğe minibüsler çıkmıyor ya da zor çıkıyor. Şehitlerimizin kendi köyümüze naklini, şehit edildikleri yere defnedilmelerini istiyorum" şeklinde konuştu.

 

"Bu dava süreci, maalesef 1998'de o zamanki İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapılan 24 duruşma sonunda takipsizlikle sona erdi. Tabii ki bu içimizde bir yara olarak kaldı. Gerçekleştirilen katliamla adeta haritadan silinen köyümüzdeki olayın maalesef sanığı yoktur. Bu nedenle şehitlerimizin kanı yerde kalmıştır. Başbağlar köyü mazlumları adalet aramaktadır. Adaleti yalnız Başbağlar köyümüz için aramıyoruz, bizim durumumuzda olan mazlum, mağdur ve cümle insanlar için arıyoruz."

 

"Bu dava süreci, maalesef 1998'de o zamanki İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapılan 24 duruşma sonunda takipsizlikle sona erdi. Tabii ki bu içimizde bir yara olarak kaldı. Gerçekleştirilen katliamla adeta haritadan silinen köyümüzdeki olayın maalesef sanığı yoktur. Bu nedenle şehitlerimizin kanı yerde kalmıştır. Başbağlar köyü mazlumları adalet aramaktadır. Adaleti yalnız Başbağlar köyümüz için aramıyoruz, bizim durumumuzda olan mazlum, mağdur ve cümle insanlar için arıyoruz."

 

ANNE VE ÇOCUĞU SARILARAK ÖLDÜ

 

13 yakınını kaybeden Muharrem Baltacı: Gözü dönmüş caniler, 13 yaşındaki yeğenim İbrahim Baltacı'yı katletti. Yengem ve yeğenim ilk kez köye gelmişlerdi. Korktukları için evden çıkamayarak yatağın altına saklanmışlardı. Daha sonra yengemi iki çocuğunu kucaklamış şekilde bir oğlu ile şehit edilmiş olarak bulduk.

 

 

 

Ayaklarımızın kızgın topraklara bastığını, gözümüzden kan damladığını yürümemiz durduktan sonra 40 km sonra fark ettik. Hâlâ ayaklarımızın altında ateş var ve hâlâ gözümüzden kan damlıyor acılar dinmiyor... Bir köyde dozerlerle ceset arandığı nerede görülmüş? 1993 yılına kadar Türkiye'de ilk defa bir ibadethaneye baskın yapılmıştır. İnancımıza sıkılan kurşunların hesabının sorulmasını istiyoruz.

 

Ayaklarımızın kızgın topraklara bastığını, gözümüzden kan damladığını yürümemiz durduktan sonra 40 km sonra fark ettik. Hâlâ ayaklarımızın altında ateş var ve hâlâ gözümüzden kan damlıyor acılar dinmiyor... Bir köyde dozerlerle ceset arandığı nerede görülmüş? 1993 yılına kadar Türkiye'de ilk defa bir ibadethaneye baskın yapılmıştır. İnancımıza sıkılan kurşunların hesabının sorulmasını istiyoruz.

 

BİR GECEDE 33 CAN KATLEDİLDİ

 

5 Temmuz 1993- 20.00

 

Teröristler; Başbağlar Camisi cemaatinden 30 erkeği köyün çıkışına götürdü.

 

20.45

 

 

 

Evler, cami ve ilkokul yakıldı. Nazife Baltacı, oğlu İbrahim Baltacı ile Nurettin Aydın, Şakir Aydınlı ve Süleyman Orhan yanarak şehit oldu.

 

20.48

 

27 erkek kurşuna dizilerek şehit edildi.

 

20.50

 

Yakılan minibüse girmek istemeyen Hasan Sandıkçı'yı şehit edildi.

 

22.00

 

İmamı Mahmut Fidan, Başpınar Köyü Jandarma Karakol Komutanlığı'nı aradı. Karakol Komutanı Başçavuş Nafiz Canbaz telefona dahi bakmadı.

 

 

 

 

 

ÖLENLERİN OTOPSİLERİ DAHİ YAPILMADI

 

Ölenlerin otopsisi dahi yapılmadı.

 

210 hanenin 191'i yandı. İş makineleri evleri delil bırakmamak için dozerle dümdüz etti.

 

Olay yerinde 585 boş kovan bulundu, kovanlara balistik incelemesi yapılmadı.

 

Nazife Baltacı ve 13 yaşındaki oğlu İbrahim Baltacı, Nurettin Aydın, Şakir Aydınlı ve Süleyman Orhan naaşlarına ulaşılmadı.

 

Başçavuş Nafiz Canbaz'ın, köylülere kaleşnikof silah teklif ettiği tespit edildi. Başbağlar köylülerinin silahları tutanakla almak istemesi üzerine silahların verilmesinden vazgeçildi. Söz konusu olay ört-bas edildi.

 

14 sanık suçlarını itiraf etti. Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi, teşhislerin usulsüz yapıldığını iddia ederek tetikçileri serbest bıraktı.

 

İtirafçı iki kişi, PKK'la yardım ve yataklık suçunu işlediği gerekçesiyle ceza aldı. Başbağlar davasında ise, ceza alan tek sanık olmadı.

 

 

 

Haberin etiketleri:

BAŞBAĞLAR, KATLİAMI


Haber okunma sayısı: 91

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

ORHAN KARATAŞ : Muhabbet

Atatürk, Bozkurt’u devletin her kurum ve kuruluşunda kullanmıştı.

YILDIRAY ÇİÇEK : Meclis'te teröristle görüşen bay Kemal'e bak sen!

Devlet Bahçeli’nin “Bugünkü CHP’nin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le hiçbir bağ ve bağlantısı

ALİ GÜLER : Bizim diyarımız, Oğuz Türkü’nün has konağıdır

ATATÜRK : Bizim diyarımız Oğuz Türkü’nün has konağıdır.

ELNUR PAŞA : İki ülke, iki patlama

Levon Ekmekçiyan Lübnan vatandaşıydı ...

ÖZGÜR KAYA : Kıdem tazminatı ve tamamlayıcı emeklilik sistemi

Bireysel Emeklilik sistemi (BES) ne olacak ?

ALİ GÜLER : Milli tarih bilinci

Atatürk gençliğin yetiştirilmesinde tarih eğitiminin, gençlerin Türk tarihi bilinci içinde yetişmelerinin

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL