18 Şubat 2020 Salı

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş : Ülkücülük Bir Tercih, Bir Hayat Tarzıdır

ulku-ocaklari-genel-baskani-sinan-ates--ulkuculuk-bir-tercih-bir-hayat-tarzidir

Bizim Milliyetçiliğimiz Irkçılığı Reddeder
24 Aralık 2019 Salı 19:45

 Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş Muş, Bingöl, Malatya ve Erzincan vilayetlerinde Ülkü

Ocaklarının gerçekleştirdiği bir dizi programa katıldı. Programların yanı sıra, MHP İl Başkanlıklarını, İl

Ocakları ve valilikleri ziyaret eden Sinan Ateş bu illerdeki bazı ilk öğretim okullarında öğrenim gören

öğrencilere Ülkü Ocaklarının çocuklara yönelik çıkarmış olduğu ‘’ Çocuklar İçin Kutadgu Bilig ve

Çocuklar İçin Dede Korkut’’ kitaplarından hediye edip öğrencilerle sohbet etti. Program dahilinde



ülkücü şehitleri unutmayan Ateş, Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde metfun bulunan Ülkücü Şehitl

Mehmet Durak, Adnan Çiftçioğlu ve Cengiz Baktemur'u ve 12 Ağustos 1979 günü eli kanlı teröristlerin

saldırısı sonucu şehit edilen MHP Bingöl Belediye Başkanı Hikmet Tekin'i ile aynı saldırıda şehit edilen

kardeşi Ahmet Tekin'i kabirlerini ziyaret etti. Ülkücü şehitlerin yanı sıra Malatya Belediye Başkanı

iken 17 Nisan 1978 günü uğradığı suikast sonucu şehit olan Hacı Hamit Fendoğlu'nun da kabrini

ziyaret etti. Bölgede vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Genel Başkan Ateş beraberindeki heyetle

Muş Ülkü Ocaklarının "Ülkede Dirlik, Ülküde Birlik Gecesi"ne, Bingöl Ülkü Ocaklarının "Gençlik

Şöleni"ne, Malatya Ülkü Ocaklarının “Medya Siyaset İlişkisi ve Milliyetçilik" adlı konferansına ve

Erzincan Ülkü Ocaklarının düzenlediği "Türk Asrına Sesleniş" programlarına katıldı. Vatandaşların

yoğun ilgi gösterdiği programlarda ünlü sanatçılar Ali Kınık, Atilla Yılmaz ve Alperen Kekilli sahne aldı.

Programlarda konuşma yapan Sinan Ateş önemli mesajlar verdi.


Bizim Milliyetçiliğimiz Irkçılığı Reddeder

Türk Milliyetçiliğini milli kimlik ve kültürü merkeze alan, insan olmaktan kaynaklı hak ve hukuka riayet

eden bir milliyetçilik olarak tanımlayan Genel Başkan Ateş şu ifadeleri kullandı: “Milliyetçiliğimiz; millî

kimlik ve kültürü merkeze alan, insan olmaktan kaynaklı hak ve hukuka riayet eden bir muhteviyatı

haizdir.Türk milletine aidiyeti gururla taşıyan, Türk milletinin bir ferdi olmayı şerefle sahiplenen her

kardeşimizi kucaklarız. Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi “Adımız bir, anımız bir,

acımız bir. Biz büyük bir aileyiz. Kuzeyden güneye, doğudan batıya; tek bilek tek yüreğiz. Biz

Türkiye'yiz." Ancak bu vatana, bayrağa ve devlete ihanet edenler bilsinler ki vatanımızın sınırları ve

millî kimliğimiz ile ilgili son sözümüzü Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Millî Mücadele’de

söylemiştir.”

Et ve Tırnak Gibiyiz

İster güneyden, ister kuzeyden; ister doğudan, ister batıdan; kökü, kökeni , mezhebi ne olursa olsun

Türk milletinin; adıyla, anısıyla, acısıyla; diliyle, bayrağıyla, inancıyla bir olduğunu ifade eden Genel

Başkan Sinan Ateş şu sözleri kaydetti: “Bölünmez bir bütündür. Bizim için İstanbullu ne ise Hakkarili

odur. Bingöllü ne ise Bursalı odur. Hepimiz aynı gövdenin dalları, aynı dalın yapraklarıyız. Et ve tırnak

gibiyiz. Küsmek için bahane aramaz, kavga isteyenlere fırsat vermezsek; bozgunculara direnip bozuk

ve bulanık niyetlere cephe alırsak, bölücülere yüz çevirip bölünme havarilerine tavır gösterirsek hiçbir

güç bizi birbirimizden ayıramaz, karşımızda duramaz. Bir olursak, diri durursak, beraberliğimize sahip

çıkarsak, bin yıllık kardeşliğimizi korkusuzca muhafaza edersek hiçbir zalim, hiçbir hain karşımıza

çıkmaya cesaret edemez. “


Ülkücülük Bir Tercih, Bir Hayat Tarzıdır

Ülkücülüğün bir tercih, bir hayat tarzı olduğunu aktaran Sinan Ateş, “Ülkücülük; karanlık gecelere

ışık… Kararan kalplere nur… Karanlık emellere sur olmak demektir… Ülkücü olmak; dert sahibi olmak

demektir. Ülkücü olmak; din, dil, renk, mezhep veya meşrep fark etmeksizin Türk Milletinin ferdi

olmayı yüreğinde hisseden herkese yardım eli uzatmaktır. Ülkücü olmak; görülmüş bir rüya, kurulmuş

bir hayal olduğu kadar beklenen kahraman olmak demektir. Bu bakımdan ifade etmek isterim ki;

Ülkücü olmak yükte de pahada da ağır olmaktır. Ülkücü mazlumların duası, insanlığın içinde kıvrandığı

buhranın ilacını formüle edendir. Hz. Mevlana’nın pergel metaforu ile ifade edecek olursak; bir ayağı

tarih şuurunda ve Türk milletinin istikbalinde olan, diğer ayağıyla insanlık namına güzel ve hayırlı olan

her şeyi araştıran, tanıyan ve bilmeye gayret eden insan Ülkücüdür.” Dedi.


İlimde, Fende, Teknikte En İleri Biz Olacağız

Ülkücü gençlere eğitimli ve donanımlı olmalarının gerekliliğini anlatan Ateş şu sözleri sarf etti:” Çok

çalışacağız, alanımızda en iyiler olacağız. Okullarımızın parmakla gösterilen talebeleri olacağız. İlimde,

fende, teknikte en ileri biz olacağız. Nobel Ödülü alan Aziz Sancar Ülkü Ocaklarından yetişmiş bir

ağabeyimizdir. Ama şimdi bir Türk düşmanına bu ödülü vermek istiyorlar. Ne zaman Nobel’i biz adını

Mevlana koyarak Farabi koyarak verirsek o zaman başarılı olduk demektir. Her ülküdaşım mutlaka

Kur'an okumayı bilecek, en az 1 yabancı dil bilecek, 1 spor dalıyla uğraşacak, mutlaka satranç bilecek

ve mutlaka bir müzik aleti çalacak. Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli diyor ki "Ülkücü gençler çift

başlı Selçuklu Kartalı gibi olacaklar." Bu doğrultuda bir doğu, bir batı dili öğrenmelisiniz. Allah’ın

izniyle Ülkücü gençlerde bunu yapacak zekada kudrette vardır. Allah’ın izniyle bunu başaracaksınız.

Türkiye’yi İlimde fende teknikte en ileri seviyeye taşıyıp tekrar cihanşümul bir devlete dönüştürecek

olanlar sizlersiniz.


ÜLKÜ OCAKLARI EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI


MANAS HABER

Haberin etiketleri:

SİNAN, ATEŞ


Haber okunma sayısı: 141

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

ORHAN KARATAŞ : Zalimler yerle yeksan edilmeli

ABD’sinden Rusya’sına, AB ülkelerinden Arap dünyasına kadar, bu işte samimi olan, Suriye’nin toprak

Dünyaya verilecek tek cevap; Türk atağıdır!

Türkistan’ın beş ülkeye bölünerek ayrılması; Kazak, Kırgız, Özbek, Azeri..

AHMET ŞAFAK : Milletlerin ruhu

Kamu ruhu, “tarihe sahip olma hakkını” elde eden kültürel varlığın, ete kemiğe bürünmesidir.

LEYLA DÜZEL : YAVRU VATAN KIBRIS

Garantör Türkiye elini çektiği an 1950'lere dönmek mümkün...

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL