10 Nisan 2020 Cuma

TEVFİK BALA : ELİN GÂVURU...

tevfik-bala--elin-gvuru

Elin gavuru on bin kilo metre öteden gelerek “ümmetin olan, ABD’nindir” diyecek ve bizim Türk kahvesini keyf çatarak içecek. Olacak şey değildi bu ama hep de oluyordu...
22 Kasım 2019 Cuma 21:11

 Kendimi bildiğimden beri orta doğuyu düşlediğimde aklıma takılan, beni asabi kılan şeylerden biride, Orta Doğunun petrol, kan, gözyaşı ve savaşlarla anılmasıdır...

Hepsi iç içe, hepsi bölgenin ruh genlerinde ve birbirleriyle derin çirkeflikler içinde, düşman kardeşleri büyütmekteler.

ABD’nin en yaşlı, tarih kokan, uyuz Siyonist gâvuru doksan yaşına gelen Hery Kissinger,  ABD’nin stratejik derin damarları içinde yetmiş yıldır söylemlerine devam ediyor ve  “Petrolü kontrol edersen ulusları kontrol edersin. Yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin. Hiçbir şey, güçten daha afrodizyak değildir” derken gâvur oğlu gâvur olduğunu gösteriyor.

Son yetmiş yılda Ortadoğu’da kanın, yaşın, çalınan emeğin planlayıcısı hep bu gâvur oğlu gâvur olmuştur. 

Mazlumun ahını yerde bırakmayan Allah elbet görendir.  Hesabı çetindir, işi kolay olamayacak onca acıların içinde kudurarak boğulacaktır.



Kissinger bu yaşına rağmen hala kuduruk laflar yaparak ABD’yi derinden sarsmaya devam ederek “DEAŞ kalmalı, ABD DEAŞ ile orta doğuda olmalı. Yoksa Türkiye ve İran kontrol edilemez” korkusuyla uykularını heder ediyor...

İşte tamda buna haydaaaa desen de ne fayda.

Elin gavuru on bin kilo metre öteden gelerek “ümmetin olan, ABD’nindir” diyecek ve bizim Türk kahvesini keyf çatarak içecek. Olacak şey değildi bu ama hep de oluyordu...

Bu gün baktığımızda; dünyada çıkarılan petrollerinin üçte biri ümmetin coğrafyasından çıkarılıyor ve dünya petrol rezervlerinin de yüzde ellisi ümmetin coğrafyasında bulunuyor. Bu rezervlerin ekseri ağırlığı ise orta doğuda bulunuyor. Kissinger’in gâvurluğa da bu yüzden devam ediyor.

Ümmetin coğrafyasından çıkarılan petrollerin hemen hemen yarısını ABD tüketiyor. Bunun için diyoruz ki ABD ümmetin coğrafyasından asla kendi isteğiyle çıkmaz ve daha kötüsü çıkamaz. Çıkarsa çöker ve yıkılır gider. ABD yenilmeden, yıkılmadan ümmetin coğrafyasından asla çıkmaz. Biz bu bilinçle, bu bakış açısıyla ümmet coğrafyasında varlığımızı sürdürmek durumundayız. Bu işin Lami cimi yok, başka çıkış yolu da yok.

ABD’nin ümmetin coğrafyasında ve kıyı kenar civarlarında üç yüz bine yakın kara ordusu var. ABD, bu yüzden ümmet coğrafyasına çok uzak değil, tam burnunun dibinde. Bu sebeple ümmet coğrafyasına hâkim olup düzen sağlamak öyle çok kolay, öyle çok basit bir iş değil elbet.

Ümmet coğrafyasında kıyama kalkmak için bağımsız olmak gerek. Bir araya gelinerek ümmetin kardeşliğini büyüterek kendi harp sanayisini, kendi medeniyet sitemini kurarak işe başlanması gerek.

AB ülkelerini, ABD’yi, Rusya’yı ve Çini birbirlerine siyasi, stratejik, sosyal kültürel ve ekonomik açıdan vuruşturarak, güçlendiğinde vuruşarak kendine yer açması gerek.

Osmanlı anlayışı ışığında, birinci dünya savaşı ortamında var olan yaşanmışlıkların ışığı ile günümüz dünyasında bu ülkeler kendi içlerinde görünmeyen düşman kardeş gibiler. İslam’ı yeşil düşman konumundan uzaklaştırmanın yolu kendi kırmızılarını kendi içlerinde vuruşturmakla ancak olabilecektir. 

Batı dünyasını, bin sekiz yüz on beş öncesi anlayışına dönüştürme mecburiyetimiz vardır. Bunu da ümmet coğrafyasının kardeşliği üzerinden Türkiye yapabilecek durumdadır. Bu yük, omuzlarımızdaki medeniyet değerlerini geleceğe taşıma görevidir. Türkiye bundan asla kaçamaz ve de kaçmayacaktır da. Çünkü bu imanı anlayışın bir gereğidir.

Türkiye Batıya dikleşirken söylediği “Yeter söz ümmetindir” söyleminin açılımıyla gösterdiği fiiliyatla “Ümmetin olan ümmetindir” demesi elbet bu yüzdendir.

Türkiye, ümmeti derleyip toparlayıp yeniden tarih yapan, yeniden tarih yazan bir duruma getirecektir.

Bu mesele sadece bu günün dar meselesi değildir, bu mesele iki bin iki yüz yıl süresince doğudan batıya altı bin beş yüz kilometre yürünülen yolda gösterilen iradenin, yüklenilen davanın meselesidir.

Bildiğim ve iman ettiğim, Allah nurunu bu ümmetin hamisi Türkiye üzerinden tamamlayacak olmasıdır. Bunun aksi bir duruma kimsenin gücü yetmeyecektir, çilede çekilse, yerlere de düşülse, tam boy sürünülse, bittiler de denilse hiç de öyle kolay yapamayacaklar çünkü bu iş Allah’ın uhdesinde.

Sefer ümmetten, tevfik ve zafer Allah’tan. Selam ve selametle, akıbetler hayır ile...

                               Tevfik BALA


MANAS HABER

Haberin etiketleri:

TEVFİK, BALA


Haber okunma sayısı: 127

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

ELNUR PAŞA : Koronavirüs ırkçılığı - Türk yağması

Virüsün çıkma noktası Çin olsa da artık bu küresel bir sorun haline geldi.

AHMET ŞAFAK : Milliyetçilik hayattır

Türkiye Cumhuriyeti bir milliyetçi devlettir

ÖZGÜR KAYA : Toplu işçi çıkarma halinde uyulması gereken kurallar

Toplu işçi çıkarma hangi hallerde mümkündür?

ORHAN KARATAŞ : Koronavirüslü dünyanın bugünü ve sonrası

Virüs salgını şu anda her şeyin önündedir ve dolayısı ile gündem alınan tedbirler, uygulamalar, teşhis ve

KONUR ALP KOÇAK : Rus ekonomisi, hurma ve deve sütü

Rusya federal bütçesi, salgının yarattığı durgunluğun yanı sıra petrol fiyatı yüzünden ciddi baskı

YILDIRAY ÇİÇEK : Fosseptik TV'ye yakışan haber!

Sözcü, Cumhuriyet, Yeniçağ, Birgün, Oda Tv, Fox Tv, Halk Tv, KRT Tv, Sol Haber, Yeni Özgür Politika, Evrensel,

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL