08 Temmuz 2020 Çarşamba

ERTUĞRUL SUBAŞI : AH ŞU ÜLKÜCÜLER

ertugrul-subasi---ah-su-ulkuculer

Ah şu Türk Milliyetçileri işkenceden yılmayan Ülkücüler.
07 Ağustos 2019 Çarşamba 21:12

 Kainatın kanununda şöyle bir husus vardır. Bu şöyle ki ;Zalim varsa illaki karşısında zulmün kılıcıyla mücadele eden vardır. Haksızlık var ise Hak savunucusu da vardır. Her ne kadar, haksızlığın asası kafalarda patlasa da; Hakkın kırbacı da şaklar. Firavun var idi karşısında Musa vardı. İsmail’ce bir teslimiyet ve bir adanış vardı. Dünya var olduğu sürece bu varoluş kavgası sürecektir sürmeye de devam edecektir. Kavgayı sevda, sevdayı kavga bilenler her daim asra mührü vurmuştur. O vakit de denilmişti ‘Nerden çıktı bu Hak savunucuları’ şakşakçı zihniyetin huzurunu kaçırmıştır ‘Düzensiz düzen ile kavgamız vardır diyenler’

Ah şu Ülkücüler

Peki nerden çıktı bu Ülkücüler. 1944 yılında bir yankı oldu ki sormayın gitsin. Türklüğün sevdalısı olan gözü karalar; Cihanı titretti. İtalyan Milliyetçiliği olan Faşizm ve Alman Irkçılığı olan Nazizm’e karşı kabul edilemez bir hal sergilendi. Yine birilerinin huzuru kaçırıldı. Sosyalist Komünistlere yanaşanların renkleri sararmıştı. Dikkat Türkçüler geliyor ayak sesleri ile Milli olmayan Millilerin kalp atışları değişiyordu. Başka işleri mi yoktu bu ülkücülerin de memleketin her yanına çöreklenmiş Komünistlere meydan vermiyorlardı. Bıraksalardı işte çekiç ve orak biçseydi bu şuursuzları. “Emperyalist” düzene kafa tutan Türk Milliyetçileri “Darbe” yapacaklar denilerek teker teker işkencelere tabi tutuldu. Ah şu Türk Milliyetçileri işkenceden yılmayan Ülkücüler. Tabutluk, kafes, tırnak çekimi ve daha niceleri vazgeçirmiyordu “Dava adamlarını”

Ölümlerle eylenen Ülkü erleri ne diye düzene kafa tutuyordu. Neme lazım diyerek onlarda otursaydı yerlerinde ne olacaktı sanki. Kapılsalardı suyun akışına “Aman bana mı kalmış” deselerdi ne olurdu ki? Devlet malına çöken hınzır Komünistler ile sadece Ülkücüler mi mücadele edecekti. Yok muydu bu vatanın başka sahibi?

Ah şu Ülkücüler..



Kızılların çizmeleri altında ezilen Milli ve Mukaddesat uğrunda al kanlara bulanan ülkücüler. Neme lazım demeyip “İşte biz buradayız” diyen o Serden geçenler. Mazlumun yanındaki Yunus. Zalimin karşısındaki Yavuz olan Turan mücahitleri memleketin yanışını seyri alem yapanlardan değil; Memleket için yanan ülkücüler. Komünizm ’in arsız suratına ilk tokadı çarpan ülkücüler “Ne diye kudurttu bu kuduz köpekleri” diyen soysuzlara, Milliyetsizlere, nasipsizlere ve ne idüğü belli olmayan nice beyinsizlere huzur vermiyordu.

Ah şu Ülkücüler..

Toyda olmayan ama her cenazede, her eylemde, her matemde olan Ülkücüler. Deri koltukları sevmeyen, kadro kaygısı gütmeyen hesapsız ülkücüler. Oportünist ve eyyamcılara karşı savaş açan ülkücüler. Savaştan savaşa Vatan bizimdir diyen. Barışta ise uzaktan seyreden ülkücüler. Teröristler meydanlarda gövde gösteri yapar “Nerde bu Ülkücüler” denilerek sitem edilir. Oysa ülkücüler hep ordalar Azrail ile kol kola yürüyen, kefenleri ile koşan şu Ülkücüler. Olaylar bittikten sonra bakarsın ki meydana çıkar bir kaç tane densiz “Nutuklar atar, sahiplenir yapılan bu harekatı, beylik laflar eder” sessiz sakin kenarlarına çekilir “Memleket delisi Ülkücüler”

Ah şu Ülkücüler

Rantçı düzenin, vurguncu düzenin, adam kayıran  düzenin her daim karşısında olan şu Ülkücüler nefesleri kesiyor adeta. Ne diye konuşuyorlar demi bıraksınlar düzenin ipine takılan hainler gibi ses sedasız kalsalar ne olacak sanki? Bir hırka, bir ekmek ile yaptıkları mücadele biraz sessiz kalsalar; Makam, para, lüks bir hayat sahibi olacaklar. Ah şu Ülkücüler tutsa dillerini ; adaletsiz düzende aranmayacak adalet. Vur patlasın çal oynasın düzeni devam edecek yine. Bir de “Fıtrat değişmez” çizgileri vardır. Roma’yı titreten Atilla’yı, Viyana kapılarında ki Kanuni’yi, Çin sarayını basan Kürşad’ı, Tabutluklarda ki Atsız’ı, İdam ile yargılanan Başbuğ ve Ülkü Devlerini her gün yeniden yaşatıyorlar. Yeniden sağlıyorlar kainatın içine o korkuyu. Sekteyi kalpten götürecekler bir gün şu putperest menfaatperestleri. Bir türlü vazgeçmediler “Kızıl Elma” adlı Kutlu ülkülerinden. Turan için çarpan o yürekleri bir an olsun vazgeçmedi. Bu nasıl bir tutkudur. Ah şu Ülkücüler kendilerini adadıkları o muazzam dava ki uğrunda altı bin şehit verilmiş.

Ah şu Ülkücüler

FETO denen bir mendeburun “Kahpeliğini” yıllar öncesinden görüp de söylemenin ne manası vardı ki? Uykuları kaçtı sonra FETO ve soytarılarının. Bu kadar ileriyi görecek ne vardı demi. Sonra 15 Temmuz dediğim o hain ve kancık hareketin karşısında etten duvar ören ülkücüler, meydanlarda Ataları Enver Paşa gibi yalın kılıç koşan Ülkücüler, FETO ve APO hainlerine nefes aldırmayan Ülkücüler, Milli Devlet ve Güçlü İktidar ideali ile hükümete sonsuz destek veren Kavganın adamları Ülkücüler. Verdiler desteği kaçırdılar İP, CHP, HDP, PKK, YPG kısacası Marksist toplulukların uykularını. Sonra Milliyetçi Ülkücü hareketin Türkmen beyi, Bilge Lider Devlet BAHÇELİ Beyefendi; Cumhur İttifakı dedi ve yine kudurdu Milliyetsiz ve çapsızlar. Yine mi Ülkücüler çıktı meydanlara denildi. Ah ah nedir şu Vatan delilerinden çektiğimiz diyen terörist sevicilerin sıkıştı göğüsleri. Kalpleri ağır geliyordu artık bedenlerine. Türk Milletinin bütünlüğünün karşısında ki, zilletin sözcüleri kürsülerden akıtıyor salyalarını. Bozkurt gibi asil ve bir o kadar hırçın olan bu Ülkücüler den rahat yok hainlere.

Ah şu ülkücüler

Siyaset üstü hareket eden Ülkücüler;  PKK ile yoldaş olan İP, CHP, HDP, ve aynı ürünün mamulü olanların huzurunu kaçırmaktan usanmadılar. Bırakmadılar Vatanı ve Milleti tek başlarına. Partiler üstü hareket eden Ülkücüler ne diye verdi ki hükümete bu desteği. Hoşuna gitmedi zilletin. Atlarını rahat koşturamaz oldular. Kürsülerden beylik laflar edemez oldular. Ah ah ülkücüler; gözü kara yiğitler. Şehadete susamış Ülkücüler.

Ah şu Ülkücüler

Rahatınız kaçsın, rahat oturamayın, nefesiniz daralsın ve bazen de çınlasın kulaklarınız. Rahat adım atamayın Türklük coğrafyamızda. Gölgenizden bile korkun. Her köşe başında arkanıza bir daha bakın. Torpil ve rant için koştururken dikkat edin. Denk gelirseniz eğer Ülkücüye adalet timsali duruşları ile gerekeni yapar. Acun var olduğu sürece Ülkücüler kavga ve sevdalarından vazgeçmeyecektir. Engel tanımayan Ülkücü Hareketi Allah var etsin. Allah Ülkücü hareketin ayağına taş değdirmesin. Allah Ülkücülere güç ve kuvvet versin. Vatan hainlerinin korkulu rüyası olan Ülkücü Hareket Var olsun..!

ALLAH TÜRK’Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN

 

ERTUĞRUL SUBAŞI


MANAS HABER

Haberin etiketleri:

ERTUĞRUL, SUBAŞI


Haber okunma sayısı: 456

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

LEYLA DÜZEL : MÜSLÜMANLIK METASTAZ VAZİYETTE

Aylar geçti ne değişti? Siz projeler sundunuz da bizim mi haberimiz yok?

ORHAN KARATAŞ : Sosyal Medya bataklığı kurutulmalı

Aileyi tebrik etmek, hayata merhaba diyen yavruya uzun, sağlıklı bir ömür dilemek, Türk örf ve töresinin

YILDIRAY ÇİÇEK : Terör örgütlerinin tokmakladığı davul, CHP!

“AKP, MHP ile seçim ittifakına girerse Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde çok kaybedecek” dediler. Hem AKP, hem

LEYLA DÜZEL : ŞEYTANIN SÖZCÜSÜ SOSYAL MEDYA

Teknolojiden anlayan herhangi biri, binlerce sahte hesap açıp yalan haber yayabiliyor. Ki bu yönteme en çok

ALİ GÜLER : Tek çare, bu milletin iradesini kullanmasıdır

Bayezit Camii’nde vaaz veren önceki Müftü Abdurrahman Kamil Efendi, tek kurtuluş çaresinin milletin hâkimiyeti

OĞUZ YILMAZ : Korona sonrası dönemde iş yapış ve siber fiziksel sistemler

İnsansız ve karanlık fabrikalar olarak da tanımlanan fabrikaların çalışması için tezgâh, makine ya da

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL