MUSTAFA ÖNDER : AKP'nin yumuşak karnı: Tarım

mustafa-onder--akpnin-yumusak-karni-tarim

Sık sık “Erdoğan’ın yalnız bırakıldığını” yazıyoruz… “Yanlış bilgilendirildiğini” söylüyoruz… Taa Özal’dan beri süren tarım ve hayvancılıktaki çöküş, köyden şehire göç, yanlış teşvikler, tüketime özendirme, “Patates- soğan-tanzim satış”a indirgenen “tarım politikası”nın da oy kaybettirdiğini kim inkâr edebilir?
27 Mayıs 2019 Pazartesi 20:57

 Sık sık “Erdoğan’ın yalnız bırakıldığını” yazıyoruz…

“Yanlış bilgilendirildiğini” söylüyoruz…

Taa Özal’dan beri süren tarım ve hayvancılıktaki çöküş, köyden şehire göç, yanlış teşvikler, tüketime özendirme, “Patates- soğan-tanzim satış”a indirgenen “tarım politikası”nın da oy kaybettirdiğini kim inkâr edebilir?

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kaya’nın, “O’nun zamanında Bakanlığın çok kötü yönetildiğini” itiraf ettiği Mehdi Eker döneminde yaşanan fiyasko, hayvancılığımızı ithalata mahkûm ederken…

“Yerli ve millî üretim” sloganına yoğunlaşan 17 yıllık iktidarın tarımdaki atağı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in geliştirdiği önemli projelerle uygulamaya sokulacakken bazı lobilerin gayretiyle görevden alınmasıyla son buldu…



Bu işte, şimdi “İzmir’de seçimi kaybetmesinin sebebi olarak Cumhur İttifakı ve MHP’yi gören” devrin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin “serbest piyasacı muhalefeti” de önemli rol oynadı!

Cumhurbaşkanlığı sisteminde kurulan hükümetin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Haziran’a sayılı günler kalmasına rağmen yeni bir politika geliştiremedi…

Oysa Dünyanın ve Türkiye’nin geleceği “millî tarım politikaları”na bağlı...

*

Sendika yöneticisinin 2016’daki itiraflarına devam edelim:

“AKP, tarıma 70 katrilyon destek yaptı ama geri bildirimi sıfır… Rakamlarla oynayarak konumlarını muhafaza ettiler… Bu dönemde sadece atçılar kazandı!”

Tarımın millî gelirden aldığı pay, yüzde 10,5’dan 5,80’e düşmüş… 2002’de sektörde çalışan sayısı 7 milyon 458 bin kişiyken 2018’de 4 milyon 795 kişiye inmiş… Gübre ve mazotta başını alıp giden artışlar, çiftçiyi bunalttı.

“Yerli ve millî pancar”a kota konup şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve “yabancı NŞB’li tatlandırıcı” kotasının artırılması tam bir felaketti.

Saman ithal ediyor, buğday, pamuk, tütün ve pancar gibi ürünlerde geriye gidiyor, mısır, yağlı tohum ve pamuk ithalatı için milyarlarca dolar ödüyoruz.

O zaman böyleydi de şimdi durum farklı mı?

Bakanlığın personel politikasına bakınca durum ortaya çıkıyor zaten: Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı’na atanan zatın kanunî yeterliliği bulunmadığı ortaya çıkmadı mı? Yine Erdoğan’ı yanıltmaya devam ediyorlar…

Hâlâ aile işletmeleri yerine holdingleri desteklemeye çalışıyorlar… Bakan Pakdemirli’nin “holding kafasıyla” özel bir firmaya hazırlattığı ve allaya pullaya anlattığı “Tarımda Millî Birlik Projesi”… Ambalajı da Bakanlığın taşra teşkilatının Tarım Kredi Kooperatifleri ile birleştirildiği “Tarımda Milli Birlik Kooperatifi”

Ve “Semerat Holding” diye kurulacak şirkette, Kooperatif yüzde 35, TMO, AOÇ, Çaykur ve Türk Şeker gibi ziraî KİT’ler yüzde 15 ve yerli-yabancı şirketler yüzde 50 hisseye sahip olacakmış!

Projede çiftçinin, üreticinin adı yok!

Türkiye Tohumcular Birliği’nin “Proje anayasaya aykırı… Tarım, en az savuma sanayi kadar önemlidir. Tarım millî egemenlik demektir. Millî egemenlik devredilemez” tepkisi gibi sektörden çok sayıda tepki aldı…

Projeden bakanlık bürokrasisinin ve sektör temsilcilerinin bile bilgisinin olmadığı gerçek…

*

Kişilerle bir derdimiz olmadığını belirtip şimdi başa dönelim…

Bir ümit ışığı…

64 ve 65. Hükümetlerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “Toprağın milliği esastır. Onun için burada siyasetçilik, particilik meselesi çok gerilerde kalmalı tarıma bu gözle bakmalıyız” diyebilmişti…

Çelik, ziraî alanları Cumhuriyet tarihinde ilk defa Haziran-2017’de sit alanı ilan etti ve Konya, Cihanbeyli ve Harran’ın da bulunduğu 51 ova, “büyük ova koruma alanı” olarak belirlendi.

Sonra “Milli Tarım Projesi”yle sit alanı ilan edilen ova sayısı 192’ye çıktı…

Aklın yolu bir ya, MHP TBMM Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın, geçen gün -jeotermal vesilesiyle de olsa- “Gediz Ovası’nın sit alanı ilan edilmesini” istemesi tesadüf değil…

Çelik’in projesinde çiftçinin girdi maliyetini düşürme ve ekilen üründe kaliteyi yükseltme hedefi vardı.

Yerli tohumda oranı yüzde 80’e çıkarma girişimi başladı ve 2018 itibariyle sertifikalı tohum kullanmayan çiftçinin destek alamayacağı açıklandı.

Lakin… 19 Temmuz 2017’de bakan görevden alındı. Spekülatörlere karşı verdiği mücadelede, 5-6 et firması ve Zeybekçi’nin muhalefetine yenildi!

SEK ve EBK’yı özel sektöre peşkeş çekip hayvancılığın canına okuyan Özal’dan sonra Zeybekçi’nin kafasıyla et ve kesimlik hayvan ithalatına kapılar açıldı.

Türkiye, ABD’den sonra dünyada en çok sığır eti ithal eden ikinci ülke oldu!

*

AKP gibi çoğunluğa sahip bir partide tarımı tanıyan biri bulunamaz mıydı?

15 yıllık iktidarlarında “AKP’nin yumuşak karnı tarım ve hayvancılık” ta ilk kez bir bakanları şunları ifade etmişti:

“Kendi topraklarımızda kendi hayvanımızı üretip, kendi besimizi üretip, kesip soframıza getireceğiz…. Yeteri kadar hayvanımız söz konusu ama spekülatörler malum yaz aylarını, ramazan ayını, kurban bayramına giderken bu süreci istismara dönük bazı uygulamalar yaptıklarını izliyoruz, gözlüyoruz.” Sabrı taşıp dedi ki:

“Haksız kazanç sağlayanlar ve piyasada 80 milyonun çok daha pahalı tüketimine vesile olanlar var. Onları biz izliyoruz ve bunlar 5-6 firmadan ibarettir. Bunlara müsaade etmeyeceğiz.”

Sonra o bakan gitti!

*

9 Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi… Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kabinede “tarım” ve “orman”ı birleştirdi.Türk milletinin cebini ve sofrasını yakan tarım ve hayvancılık ürünleri konusunda çözüm zamanıydı… 2023’ün hazırlığı gerekliydi.

Ama 15 Temmuz’da başlayan iç ihanet ve dış baskılar sonucu Bahçeli ile “millî direniş”e geçen Erdoğan, hâlâ çevresince yanıltılıyor ve O yalnız…

“Holding işletmecisi”nin tarım reformu henüz açıklanamadan ölü doğmuştur!

Mart 2019’da Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Tarımda Milli Birlik adında bir projemiz var” açıklaması yaptı. Ortalık toz duman!

“Yerli ve millî üretim” kavgası veren, “emperyalizm”le mücadele eden ve Bahçeli ve MHP gibi bir müttefiki varken…

“Tarımda Milli Birlik Projesi” enflasyonla mücadele programı kapsamında tasarlanan ama enflasyonu düşürmek bir yana ülke tarımını tümüyle yok edecek ve sektörde büyük tepkilere neden olan bu projenin yanlışlarını umarız Cumhurbaşkanı Erdoğan da görür ve projeyi bakanlığa iade eder! 

MUSTAFA ÖNDER

Haberin etiketleri:

MUSTAFA, ÖNDER


Haber okunma sayısı: 119

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

ERTUĞRUL SUBAŞI : HAK KAMUDA ÇALIŞAN TÜM SÖZLEŞMELİLERE VERİLMELİDİR

Ay başı geldiğinde ödemeleri yetişmeyenler, asgari ücretlilerin hallerini en içten şekilde idrak etmektedir

ORHAN KARATAŞ : Gerçeklerin ortaya çıkmasına izin verilecek mi?

Tartışma programı için seçilen isim net şekilde Ekrem İmamoğlu taraftarıdır. Tercihini çok önceden ilan

YILDIRAY ÇİÇEK : İftiralarının canı cehenneme Can Ataklı!

Sözcü yazarı Can Ataklı yalan ve iftira yüklü yazısında...

ALİ GÜLER : Halkın, Kur’an-ı Kerim’i anlamasını istiyordu

SORULARLA ATATÜRK’ÜN MANEVİ DÜNYASI VE İSLAM’A HİZMETLERİ...

ELNUR PAŞA : Mübariz

Ruhumuzu sen kurtardın, topraklarımızı da Milli Ordumuz kurtaracak.

ÖZGÜR KAYA : Sağlık hizmetlerinden yararlanma (Yurt içi)

Genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabilme durumunuzu www.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL