10 Nisan 2020 Cuma

Takım Komutanı Iğdır'lı Onbaşı Hasan...

takim-komutani-igdirli-onbasi-hasan

Geride yalnızca Onbaşı Hasan kalır...
09 Aralık 2017 Cumartesi 12:20

 1972 yılında bir gazeteci, bazı siyasetçi ve işadamlarıyla birlikte İsrail’e gider.

Mescid-i Aksa’ya vardıklarında, doksan yaşlarında dimdik duran bir adam dikkatini çeker.

Bu yaşlı adamın üzerinde her yanı yamalı eskimiş bir asker üniforması vardır.

Bu gazeteci selam verip bu şahsın hatırını ve kim olduğunu sorar.

Bu yaşlı, ama gönlü, görev ve vatan aşkı ilk günkü gibi heyecan dolu olan bu zat sorulan soruya şöyle cevap verir:



“Ben Osmanlı ordusu, 20.Kolordu, 36.Tabur, 8.Bölük, 11. Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan.”

Bu kahraman büyüğümüz şöyle devam eder:

“Ben Iğdırlı Onbaşı Hasan’ım. Bizim bölük Cihan Harbi’nde Kanal Cephesi’nde İngiliz’e saldırdı. Canım ordu Kanal’da yenildi. Artık geri çekilmek elzem idi. Ecdat yadigarı topraklar bir bir elden gidiyordu. İngiliz, sonra Kudüs’e dayandı, şehri işgal etti. Biz de Kudüs’te artçı bölük olarak bırakıldık.”

Mütarekenin hitamında bölük komutanları İstanbul’a çağrılır.

Mondrosla birlikte ordu terhis edilmiştir.

Yüzbaşı geride kalan askerlerine, memleketlerine dönebileceklerini, ancak kendisini dinleyecek olurlarsa tek bir isteğinin olduğunu belirterek şunları söyler:

“Kudüs bize Sultan Selim Han Hazretlerinin yadigarıdır. Siz burada nöbeti sürdürün. Sonra halk Osmanlı da gitti, bundan sonra bizim halimiz nice olur demesin. Fahri kainat Efendimizin ilk kıblesini Osmanlı da terk ederse gavura bayramdır.”

Nitekim bölük Kudüs’e konuşlanır.

Kahramanlar yıllar içinde bir bir ebediyete irtihal ederler.

Geride yalnızca Onbaşı Hasan kalır.

Bu Hasan Onbaşı ki, söz konusu gazeteciye bir emanet tevdi eder ve şunları söyler:

 Anadolu’ya vardığında, yolun Tokat sancağına düşerse, Mescid-i Aksa’ya beni nöbetçi bırakıp burayı bana emanet eden Kolağam Mustafa Kumandanıma git. Ellerinden benim için öp ve de ki:

“Kudüs’ü bekleyen 11.Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Hasan o günden bu yana bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Nöbetini terk etmedi, tekmili tamamdır, hayır dualarınızı beklemektedir.”

Rahmet ve hayranlıkla andığımız bu kahraman Mehmed, Mescid-i Aksa’yı bekleyen son Osmanlı, 1982’de hayata gözlerini yummuştur.

Nöbet ise manen ve gıyaben bizlerdedir.

İşte Kudüs bizim için budur, işte Mescid-i Aksa’ya bakışımız aynısıyla böyledir.

400 yılı aşan bir süre hâkimiyetimiz altında adalet, hoşgörü ve huzurla yönetilen, Harem-i Şerifimizin kalpgahı Kudüs, tam 100 yıl önce, yani 9 Aralık 1917’de İngilizler tarafından işgal edilmişti.

O gün bugündür Kudüs ağlıyor.

O günden beri mabetlerimizin kanı çekiliyor, ahı yükseliyor.

Mescid-i Aksa bu yüzden hüzünlü, Kubbetü’s Sahra bu nedenle mahzun, Filistinli kardeşlerimiz bu sebeple mazlumdur.

Kudüs İslam’dır ve aynı zamanda Türklüğün derin izlerini taşımaktadır.

Kudüs mukaddesatımızın namusudur.

Gitti demekle gitmez, düştü demekle düşmez, İsrail’in demekle bu tartı bu sıkleti çekmez.

ABD’nin marazi ve maceracı yönetimi Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımıştır.

Trump sorumsuz ve skandal bir karara imza atmıştır.

ABD Başkanı bu hakkı nereden almaktadır?

ABD Başkanı Ortadoğu ve hatta dünyanın dengeleriyle oynamaya nasıl kalkışabilmektedir?

Tüm dünya, ABD’nin Kudüs kararına odaklanmıştır.

Bölge barut fıçısıdır.

Ortadoğu’daki istikrarsızlık daha da kemikleşip, daha da şiddetlenecektir.

ABD Başkanı, barış diyor, Filistin’in haklarından bahsediyor.

Yalan, dolan, riya ABD yönetimine egemen olmuştur.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasından sonra, bölgede barış ve işbirliğinden akıl sağlığı yerinde olan hiç kimse bahsedemeyecektir.

Siyonizm’in lobi çalışması, Trump’a nüfuz faaliyetleri zehirli meyvesini vermiştir.

Kudüs bizzat kriz havarisi, kaos imalatçısı Trump tarafından dinamitlenmiştir.

Kıyamet günü senaryolarına derinlik katılmıştır.

Evanjelist ve Kabala tezgahı Trump’ın iradesine zincir vurmuştur.

ABD Senato ve Temsilciler Meclisi’nde 1995 yılında kabul edilen Kudüs’ün başkent olarak tanınmasıyla ilgili yasa bugüne kadar altı aylık periyotlarla ertelenmiş, buna gerekçe olarak güvenlik mülahazaları gösterilmişti.

İç siyasette sıkışan, devamlı mevzi kaybeden, hakkındaki şayia ve şaibelerden dolayı zor günler geçiren Trump, 22 yıllık ertelemeyi bitirmiş, kampanya döneminde bedeli karşılığı verdiği çirkin sözü tutmuş, Kudüs’e adeta füze fırlatmıştır.

Hakkındaki Rusya temalı iddiaların ensesinden tuttuğu da ortadadır.

Bu iddiadan yakayı kurtarmak için Trump’un her çılgınlığı yapacağı, her şuursuzluğa hizmet edeceği muhtemeldir.

Rusya’nın Orta ve Kısa Menzilli Füzeler Anlaşmasını ihlal ettiğini öne süren ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, Moskova’nın buna son vermemesi halinde askeri ve ekonomik önlemler alacağını dün itibariyle duyurması yeni bir bunalımın ayak sesleridir.

Yoğun istikrarsızlık kapıdadır.

İslam âlemi infial halindedir.

Üçüncü intifada çağrısı yapılmıştır.

Dün medyaya yansıyan şiddet sahneleri, Cuma Namazı çıkışı protesto gösterileri, İsrail güvenlik güçlerinin acımasızca saldırıları önümüzdeki günlerin çok şeye gebe olduğunun habercisidir.

Kudüs, ilk kıblemizdir; Miraç mucizesinin muazzez hatırasıdır.

Üç dinin kesişme noktası olan Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması din savaşlarını tetikleyecek, husumet ve dehşet verici eylemler yer kürenin her yerine yayılabilecektir.

Tehlike anormal boyuttadır.

Felaket yanı başımızdadır.

ABD, 1947 ve 1980 yıllarında alınanlar başta olmak üzere, Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe saymış, uluslararası anlaşmaları inkâr etmiştir.

Barış ve istikrar için, 1967 sınırları dâhilinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasının önüne sürekli engeller çıkarılmaktadır.

İsrail yangına körükle giderken, ABD bölgeyi ateşe vermek için harekete geçmiştir.

Elbette, Kudüs’ün başkent olarak tanınması manen, vicdanen ve tarihen imkânsızdır.

ABD’nin bu ısrar ve inadını çok kararlı bir şekilde kınadığımız herkesçe bilinmelidir.

Türkiye’nin öncülüğünde, Sayın Cumhurbaşkanı’nın zirve başkanı sıfatıyla 13 Aralık 2017’de İstanbul’da gerçekleşecek İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı tarihi önemdedir.

Bu toplantı mutlaka desteklenmelidir.

57 İslam ülkesi arasındaki ilişkiler güçlenmeli, bunlar gereken tavrını ABD’ye ve İsrail’e karşı mutlaka göstermelidir.

Önemle diyorum ki, Filistin, başkenti Doğu Kudüs, bağımsız ve egemen bir devlet yapısıyla kabullenilmeli, tanınmalı, ilanı yapılmalıdır.

Ayrıca Türkiye, Kudüs kararı geri çekilesiye kadar, İsraille diplomatik temsilcilik seviyesini en düşük noktaya indirmeli, hatta geçici olarak kapatmalıdır.

İslam ülkeleri, İsrail’le kurulmuş siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkileri gözden geçirmeli, zorunluluk halleri dışında irtibat ve diyaloglar askıya alınmalıdır.

Birleşmiş Milletler toplanmakla kalmamalı, kalıcı, etkili karar ve yaptırımları süratle alacak iradeyi sergilemelidir.

Kudüs kutsalımız, kıvancımız, inancımızın emanetidir.

Kudüs Müslümandır, mihverdir, müşrik ve batıl heveslere rehin ve teslim edilemeyecektir.


MHP GENEL BAŞKANI

DEVLET BAHÇELİ


MANAS HABER

Haberin etiketleri:

IĞDIRLI, HASAN, ONBAŞI


Haber okunma sayısı: 839

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

ELNUR PAŞA : Koronavirüs ırkçılığı - Türk yağması

Virüsün çıkma noktası Çin olsa da artık bu küresel bir sorun haline geldi.

AHMET ŞAFAK : Milliyetçilik hayattır

Türkiye Cumhuriyeti bir milliyetçi devlettir

ÖZGÜR KAYA : Toplu işçi çıkarma halinde uyulması gereken kurallar

Toplu işçi çıkarma hangi hallerde mümkündür?

ORHAN KARATAŞ : Koronavirüslü dünyanın bugünü ve sonrası

Virüs salgını şu anda her şeyin önündedir ve dolayısı ile gündem alınan tedbirler, uygulamalar, teşhis ve

KONUR ALP KOÇAK : Rus ekonomisi, hurma ve deve sütü

Rusya federal bütçesi, salgının yarattığı durgunluğun yanı sıra petrol fiyatı yüzünden ciddi baskı

YILDIRAY ÇİÇEK : Fosseptik TV'ye yakışan haber!

Sözcü, Cumhuriyet, Yeniçağ, Birgün, Oda Tv, Fox Tv, Halk Tv, KRT Tv, Sol Haber, Yeni Özgür Politika, Evrensel,

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL