bakırköy escort

avcılar escort

ataköy escort

escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya antalya escort bayan eskisehir escort mersin escort porno izle canlı casino makrobet kacak bahis

17 Ocak 2021 Pazar

DEVLET BAHÇELİ : Necmettin Yılmaz 23 yaşındaydı

devlet-bahceli--necmettin-yilmaz-23-yasindaydi

Bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyor, hepsine saygılarımı sunuyorum.
24 Kasım 2020 Salı 20:16

 Yurdumun dört bir tarafında hayat mücadelesi veren aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda nefes alan, duruş gösteren, nice zorluğa direnen muhterem kardeşlerimize muvaffakiyetler temenni ediyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.

Ayrıca gerek yurt içinde gerekse yurt dışında terörle mücadele esnasında şehit düşen kahramanlarımıza Allah’tan rahmet, tedavi gören kahramanlarımıza da şifalar diliyorum.

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü inanmışlıkla savunan her kardeşime, her vatan evladımıza hem gönül hem de vefa borcumuz olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.

 

Şehitlerimiz haklarını helal etsinler, geride bıraktıkları anneleri, babaları, eşleri, yavruları müsterih olsunlar, ne vatandan vazgeçeceğiz ne de ihanete göz yumacağız.



Gül bahçesine girer gibi ateşe girenlerin, toprağın bağrında sıradağlar gibi duranların, nehirleri gazi dağları kahraman olan bu cennet vatanın tarihi ve manevi hakları namusumuza emanettir, ve bu emanet can pahasına korunacaktır.

İnanıyorum ki, şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak, sorulacak hesap mahşere bırakılmayacaktır.

Necmettin Yılmaz 23 yaşındaydı, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde öğretmenlik yapıyordu.

16 Haziran 2017’de tatil maksadıyla memleketi Gümüşhane’ye giderken Tunceli-Pülümür karayolunda PKK’lı teröristler tarafından aracı kurşunlandı ve yakıldı.

Necmettin Yılmaz evladımız hayatının baharında şehit edildi.

Sınıfı yetim kaldı, öğrencileri, mesai arkadaşları hüzne boğuldu.

Şenay Aybüke Yalçın 22 yaşındaydı.

Henüz yedi aylık öğretmendi.

Batman Kozluk’ta 9 Haziran 2017’de karne dağıtımından sonra memleketine dönerken PKK’lı teröristler tarafından şehit edildi.

Hainler bu kızımıza da hiç acımadılar.

Tayini çıktığında “Öğretmen oldum ben” diyerek sevinmişti, sonrasında al bayrağa sarılı naaşıyla baba ocağına döndü.

Yıllar içinde pek çok öğretmenimizi teröre kurban verdik.

Hiçbir suçları, hiçbir günahları yoktu.

Hepsinin de tertemiz hayalleri, tertemiz hedefleri, tertemiz vicdanları vardı.

Tek gayeleri sınıfları dolduran masum yavrularımıza tecrübelerini aktarmak, onların kafalarını bilgiyle aydınlatmaktı.

Biliyor ve inanıyoruz ki, öğretmenlik kutsal bir mesleğin adıdır.

Öğretmenler bir milletin ufkunu aydınlatan meşalelerdir.

Gelecek nesiller öğretmenlerimizin eseridir.

Bu eser ne kadar milli ve manevi gerçeklerle inşa edilirse o kadar muhkem ve muteber olacaktır.

Öğretmen demek irfan kapısının anahtarı demektir.

Öğretmen demek saygının, sevginin, şefkatin ahlakı demektir.

Konuşmanın hakkını vermek için sözcükleri anlamalıyız, çare öğretmenlerdir.

Düşünmenin hakkını vermek için kavramları bilmeliyiz, pusula öğretmenlerdir.

Hayatın hakkını vermek için duyguları tanımalıyız, kılavuz gene öğretmenlerdir.

Öğretmenlerimiz bize, bilginin kafamıza doldurduklarımız değil, kafamızdan çıkanlar olduğunu öğreten, bir yüklenme değil bir yükleme gücü olduğunu gösteren insani cevherlerimizdir.

KOVİD-19 salgını nedeniyle yüz yüze eğitimin mecburi hallerden dolayı ertelendiği bugünkü zaman diliminde, uzaktan da olsa öğretmenlerimizin yine fedakârca mücadelelerine devam ettiklerini takdirle izliyoruz.

Alışkanların, hayat tarzlarının, bildik kalıpların salgınla birlikte hızla değişip dönüştüğü bugünkü ortamda, hiç kuşku yok ki, eğitim ve öğretimin dinamikleri de bu süreçten ziyadesiyle etkilenmektedir.

KOVİD-19 salgının ikinci dalgasının vahim ve yaygın bir şekilde ortaya çıktığı bugünlerde uzaktan eğitim öğretim yoluyla yeni bir dünyanın kapıları hızla açılmaktadır.

Önemli olan bu yeni dünya formatına nasıl ayak uyduracağımız konusunun akıl, bilgi, sabır ve sağduyuyla ele alınmasıdır.

Öğretmeni sınıfından koparan, öğrenciyi okulundan mahrum eden bu salgının risk ve tehditlerini bütün yönleriyle kavrayıp stratejik bir avantaja çevirmek için kolları sıvamak zorundayız.

Mevcut olumsuzluklardan sızlanmak ve şikayet etmek yerine bu olumsuzlukları aşmanın ve lehimize çevirmenin yollarını ya bulmalıyız ya da yeni bir yol açmalıyız.

 

 

Salgının hepimizi derinden etkilediği bir dönemde, öğretmenlerimizin sorunlarını ülkemizin ve toplumumuzun sorunlarından ayrı tutmamız mümkün değildir.

Hangi gerekçeyle olursa olsun öğretmenlerimizden esirgeyeceğimiz imkânların yarın karşımıza çıkacak toplumsal faturası çok daha ağır olacak, geleceğimiz, “Huzursuz öğretmen, eğitimsiz öğrenci, bocalayan ülke” döngüsünden maalesef kurtulamayacaktır.

Ülkemizin önüne koyduğu hedeflere ulaşabilmesinin hızı ve kalitesi öğretim kadrosunun niteliği ve huzuru ile doğrudan ilişkilidir.

Zira ne kadar ileri eğitim sistemi getirirsek getirelim, eğitimi ne kadar geliştirdiğimizi iddia edersek edelim onu uygulayacak olan öncelikle öğretim kadrolarımızdır.

Sorunları çözülmemiş öğretmen sorunlu öğrenci ve sorunlu eğitim sistemi demektir.

Hepimizin düşünmesi gereken konu; öğretmeni ve eğitimi kalkınmanın merkezine koymak yerine, neden yıllardır kıyısında bekleterek tali bir unsur haline getirmiş olduğumuzun sorgulanmasıdır.

Geleceğimizden tasarruf edemeyeceğimize göre geleceğimizi hazırlayan öğretmenlerimizden kısacağımız bir imkânın bedeli ise mutlaka ağır olacaktır.

Yüksek hedefleri gözüne kestirmiş, milletinin refahını ve mutluluğunu ilke edinmiş bir devletin önce öğretmenlerini mutlu etmesi kaçınılmaz bir zorunluluk ve gerekliliktir.

Dileğimiz atanamayan tek bir öğretmenimizin kalmamasıdır.

Dileğimiz öğretmenlerimizin öncelikli sosyal, ekonomik, mesleki sorunlarının süratle çözülmesidir.

KOVİD-19 salgınının yoğun bir şekilde yaşandığı bugünlerde Milli Eğitim Bakanımızın ve mesai arkadaşlarının muazzam çalışmaları, samimi gayretleri bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir.

Bu vesileyle Sayın Bakanımıza ve bakanlık personeline yürekten teşekkür ediyorum.

Şehit öğretmenlerimize Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.

 

Görevini yapmanın huzuruyla emeklilik günlerini yaşayan öğretmenlerimize sağlıkla geçecek uzun bir ömür diliyorum.

Bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyor, hepsine saygılarımı sunuyorum.

MHP GENEL BAŞKANI

DEVLET BAHÇELİ


MANAS HABER

Haberin etiketleri:

DEVLET, BAHÇELİ


Haber okunma sayısı: 252

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

YILDIRAY ÇİÇEK : Şemsiyeden fitne yaratmaya kadar düştüler

Cumhurbaşkanı Erdoğan nezaket örneği göstererek MHP Lideri Devlet Bahçeli ile evden çıkarken şemsiyeyi

LEYLA DÜZEL : ÜLKÜCÜ, PAZAR TEZGAHINDA ALINIP SATILAN BİR MAL DEĞİLDİR.

Ülkücü her yeme atlamaz... ülkücü sazan değildir...

ERTUĞRUL SUBAŞI : HAREKETE YENİ KAVRAMLAR GETİRİLEMEZ!

Her yerinden kalkan Harekete yol belirleyemez!

ERTUĞRUL SUBAŞI : HÜSEYİN NİHAL ATSIZ’I ANLAMAK

Tek çıkar yol Türk Milliyetçiliğidir ifadesinin sahibi, Yusuf Akçura’ya rahmet olsun.

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL