BAHÇELİ : MHP Hiçbir Taahhüdünü Unutmamıştır.

bahceli--mhp-hicbir-taahhudunu-unutmamistir

Dün neysek bugün de oyuz. Nitekim yarım asrın onuruyuz.
26 Haziran 2019 Çarşamba 18:28

 Türkiye ve dünya gündemindeki ana konularla ilgili kanaatlerimi paylaşmaya geçmeden evvel yüksek heyetinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.

Televizyon ekranlarından bizleri izleyen aziz vatandaşlarımıza selamlarımı iletiyorum.

Gönül ve kültür coğrafyalarımızda hayat ve varlık mücadelesi veren kardeşlerimize en iyi dilek ve temennilerimi sunuyorum.

Ülkemiz 31 Mart 2019’dan 23 Haziran 2019 tarihine kadar geçen 84 günlük süre içinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimine kilitlenmişti.

Hatırlanacağı üzere, Yüksek Seçim Kurulu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimini 23 Haziran 2019’da yenilenmek kaydıyla 6 Mayıs 2019’da iptal etmişti.



Bu kapsamda hem İstanbul hem de Türkiye 48 gün boyunca Büyükşehir Belediye Başkanı Seçiminin siyasi kampanya dönemine sahne oldu.

Parti olarak, 8 Mayıs 2019’da TBMM Grup Toplantımızın hemen ardından İstanbul seçimine odaklanmış, çalışmalarımızı bu alanda teksif etmiştik.

Bu nedenle grup toplantılarımıza ara vermiştik.

Hamd olsun tekraren ve azimli bir şekilde buradayız, kutlu bir buluşma anını hep birlikte yaşıyor ve buna şahit oluyoruz.

Milliyetçi Hareket Partisi hiçbir taahhüdünü unutmamıştır.

Hiçbir sözünü, hiçbir vaadini inkar ve ihmal etmemiştir.

Ne dediysek yaparız, neyi yaptıysak sonuna kadar savunur ve sahipleniriz.

Canlı bir muhayyilemiz, cesur ve cevval bir mücadelemiz vardır.

Millete hizmet aşkıyla dolu bir hayat ve siyaset çizgimiz vardır ve bilinmektedir.

Bizim çizgimizde eğrilik, kırıklık, zikzak, yamukluk görülmemiş, görülemeyecektir.

Dün neysek bugün de oyuz. Nitekim yarım asrın onuruyuz.

Müspet istikamette değiştik, geliştik, büyüdük, ama öz değerlerimizden kopmadık, başkalaşma girdabına düşmedik.

Çıkarcılığa heves edip başka kapılara yüz sürmedik.

Çetin imtihanlardan korkup ülkülerimizin rotasından savrulmadık.

Mert olduk, metanetimizi koruduk.

Siyaseti adam gibi yaptık, ilkelerimizin yörüngesinden, ahlakın çemberinden asla çıkmadık.

23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimi sürecinde neye inanıyorsak, neyi doğru buluyorsak, ülkemiz ve milletimiz için neyin hayırlı ve haysiyetli olduğunu düşünüyorsak tavrımızı ve duruşumuzu buna göre belirledik.

Tarafımız belliydi, tarzımız bilinmekteydi.

Hakikat neredeyse biz orada olduk.

Cumhur ne diyorsa ona kulak verdik, onun yanında durduk.

Cumhur İttifakı’nın hedefleri doğrultusunda gece demedik, gündüz demedik, of demedik, püf demedik, gerçekten de üzerimize ne düşüyorsa kararlılıkla yaptık.

Çok şükür müsterihiz.

Hiç kimse samanlıkta iğne aramasın.

Hiç kimse çalı dibi yoklamasın, keçeyi suya atmasın, orasını burasını oynatmasın.

Herkes dilinin ayarına dikkat etsin, aklına geleni işleyip her ağacı taşlamaya yeltenmesin.

Bir kümeste yemlenip diğer kümeste yumurtlayanlarla işimiz olmaz, olamaz.

Tekkede derviş olup, dışarı çıkınca keşiş rolüne soyunanlarla yolumuz çakışmaz, çakışmayacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul’da; doğrunun, dik duruşun, tarihi mirasın, milli bekanın, milli dayanışmanın ve bin yıllık kardeşliğin safında sağlam şekilde yerini almıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul’da Cumhur İttifakı’nın başarısı için ter dökmüş, emek vermiş, mücadelesini heyecanla icra ve ifa etmiştir.

İstanbul’a bir mitil attık, gelin görün ki, alayı birden toz toprak gibi havaya kalktı.

Mitil İstanbul’da dedik, post kavgasına tutuşanlar, ucuz ve ucube pazarlıklara tutunanlar çılgına döndü, kayış kopardılar.

Malum isim ve çevreler mitilimizi duyunca, militanlaştıkça militanlaştılar, seviyesizliğin minyatürü, sevimsizliğin mihmandarı, sevgisizliğin mimarbaşı haline geldiler.

Zavallılar nereden bilsin mitili, onların tutuşmuş çoktan fitili.

Biz mitil attık, onların beti benzi attı.

Biz mitil attık, onlar mintan sandı, şaşkınlıkları misliyle arttı.

Milliyetçi Hareket Partisi dediğini yaptı, sözünü tuttu, özünün gereği neyse sahaya ve zemine yansıttı.

İstanbul’a gelmediğimizi uyduranlar, bir gece kalıp döndüğümüzü söyleyenler, neredeydiniz diye soranlar, ortalıkta yoktunuz diye gerçekleri çarpıtanlar iyi görümlü kötüler, güzel kisveli çirkinlerdir.

Bunlara ne söylesek beyhudedir.

Ne laftan anlarlar, ne yapılanları tasdik ederler, ne de baktıklarını görürler.

Bunları tarif ve tavzih etmek için üç maymun metaforu bile yetmeyecek, kafi gelmeyecektir.

Çünkü bunların kalpleri mühürlü, vicdanları düğümlü, iradeleri rehinlidir.

Fitilini Kandil terör yuvasının, Pensilvanya ihanet şebekesinin ateşlediği karanlık güruhun Milliyetçi Hareket Partisi’nin hakkını teslim etmesi dünyanın tersinden dönmesini beklemek kadar abestir, zaman kaybıdır.

Bazıları da görülmüştür ki, mitil üzerinden daha izansız, saha sivri, daha ahlaksız isnat ve iftiralara teşebbüs etmişlerdir.

Bunlar akıllarınca bizi köşeye sıkıştıracaklar, zora sokacaklar, partimizi ve siyasetimizi tartışmaya açacaklar.

İP’in başındaki şahsiyet diyor ki, “İstanbul’a mitil atacağını söyleyenler bir baktık ki mitili İmralı’ya atmışlar.”

Bir bayan gazeteci de teröristbaşının 18 Haziran 2019’da kaleme aldığı malum mektuptan önceden haberim olduğunu iddia edecek kadar gözünü ve gönlünü yalana, dolana, alçalmaya teslim etmiştir.

İP’in başındaki şahıs mitili İmralı’ya attığımızı söylediğine göre buna şahit olmuştur.

Ya İmralı’da nöbete girmiş, ya Pensilvanya’dan sufle almış, ya da aklını ve anılarını bedeli mukabilince efendilerine devretmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi’yle teröristler arasında en küçük bağ kurmak bile bühtan da öte İblis’in oyununa gelmek, günahkarlığa kul köle olmaktır.

Bizi hedef alarak, İmralı canisinin mektubundan medet umduğumuzu, bu mektubu aklamaya çalıştığımızı, bu mektuba zımnen göz yumduğumuzu bırakınız iddia etmeyi, akıldan geçirmek, rüyada görmek, hayalini kurmak dahi alçaklıktır, arsızlıktır.

Bizim söylediğimiz şudur:

HDP, Kandil’in aparatı ve siyasi aracısıdır.

Ha HDP, ha Kandil, bunların aralarında fark yoktur.

HDP’nin Zillet İttifakı’nın içinde olması, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayına destek mesajları teröristbaşı tarafından kabul görmemiştir.

Edirne’de yatan terörist Demirtaş, İmralı’da cezasını çeken teröristbaşı ve Kandil’deki ihanet yuvası arasında yeşeren ve yayılan çelişki ve çatlaklar bir bakıma PKK’nın çözülme sürecinde olduğunun işareti olarak değerlendirilmelidir.

Öcalan canisi bile HDP’ye tarafsızlık çağrısı yapıyorsa elbette bunu görmezden, duymazdan gelemezdik.

PKK-HDP-Edirne ve İmralı arasındaki güç mücadelelerinin içeriği esasen bizi bağlamayacak, bizim meselemiz de olmayacaktır.

Ancak konu İstanbul’du.

Hesaplar İstanbul üzerine yapılmıştı.

Ne ibret verici bir gerçektir ki, teröristbaşının mektubuna ne CHP’den, ne İP’ten en ufak bir tepki gelmemiş, bu tek yumurta ikizleri çıtını bile çıkaramamışlardır.

Biz bölücüler arasındaki derin siyasi çıkar ve üstünlük kavgasının İstanbul’a yön veremeyeceğine, etki yapamayacağına,  dahası yapmaması gerektiğine inanarak 21 Haziran 2019 tarihindeki yazılı basın açıklamamızı milletimizle paylaştık.

Sözlerimizin sonuna kadar arkasındayız.

Bu açıklamamızı çarpıtarak teröristbaşının mektubuna destek ve onay verdiğimizi söylemek ayıplı ve ahlaksız bir iddiadır.

Terör ve bölücülüğü kullanıp İstanbul’un tarihi yürüyüşünü engellemek isteyen mihrakların gerçek niyet ve emellerini stratejik bir akılla deşifre etmeye çalıştık.

Teröristbaşının mektubundan siyasi fayda uman namerttir, umdu diyen namerttir, mektuptan daha önce haberdar olduğumuzu söyleyenler ise hezeyan ve hüsran bataklığında çırpınan satılık kalemlerdir.

Ayrıca teröristbaşına milli ve yerli bir özellik atfetmek rezalettir, cinayettir, hıyanettir.

İmralı’nın yolunu gözleyenler bize ne anlatıyorlar?

Açık veya örtülü PKK’ya övgüler düzüp hainleri dağlarda, kırlarda, ovalarda çiçek böcek toplayan, hakları gasp edilmiş masumlar olarak tasvir ve takdim eden kokuşmuşlar bize ne söylemeye çalışıyorlar?

Teröristbaşının mektubundan bilgimiz olduğunu söyleyenler yanımızda mıydı? Kalemden mi tutuyorlar, kâğıda mı bakıyorlardı?

Milliyetçi Hareket Partisi’nin terörizme bakışı nettir, değişmesi imkansızdır.

Biz köksüz değiliz, biz inkarcı değiliz, biz çözümcü değiliz, biz işbirlikçi değiliz.

İstanbul seçiminde HDP’yle yanak yanağa, PKK’yla kucak kucağa, FETÖ’yle arkalı önlü siyasi propaganda yapanlara hiç kimseden ses çıkmaz, tepki gelmez; buna karşılık Milliyetçi Hareket Partisi bir şey söylemeye görsün alayı birden hücum ve saldırıya geçer.

İşte siyasi trajedi budur. Saptırma böyle bir şeydir.

İmralı’ya mitil attığımızı söyleyen, partimizi küçük ortak diye küçümseyen hanımefendi, acaba sen postu nereye serdin, kimlere yoldaş oldun?

HDP’yi Kürt siyasi hareketi diyen tarif eden, partisine teröristbaşının hayranlarını dolduran, yanına aldığı eski arkadaşlarımızı kandırıp işi bittikten sonra yarı yolda sağa sola saçan vefasız, vasıfsız ve vakursuz bir şahsiyetin bize söz söylemesi yalnızca kuru gürültü, nafile çırpınıştır.

CHP’nin uydusu haline dönüşen İP’in çatısı çürüyeli, omurgası çökeli epey zaman olmuştur.

Bizim üzerimizden prim toplama gayretkeşliğinde olanların akıbetleri duvara toslamak, hüsrana uğramaktır.

Yanlış hesap dün olduğu gibi bugün de ters dönecektir.

Biz beka dedik, Türk milletinin yeminlerini, izzet-i nefsini, tarihi müktesebatını, milli ve manevi emanetlerini canımız pahasına müdafaa ettik.

Buna da seve seve devam edeceğiz.

Beka beka diyerek takaya binip İmralı’ya gittiğimizi söyleyenler MHP’nin iki cihan hasmıdır, hatıralarına ihanet eden, dava arkadaşlarımıza kara çalan siyaset madrabazlarıdır.

Yanlışa yanlış diyeceğiz.

Kötüye kötü demeyi sürdüreceğiz.

İhanetle savaşımız sonuna kadar devam edecek.

Türkiye huzura erinceye, milli varlığımız tam manasıyla esenliğe kavuşuncaya kadar durmayacağız, yılmayacağız, yorulmayacağız, mutlaka başaracağız.

Ümitsizlik kapımızdan içeri giremeyecek.

Fitne gönül duvarlarımızı geçemeyecek.

İftira ve ithamlar yüreklerimizin sıcaklığıyla eriyip gidecek.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.

Biz Türkiye’yiz.

Hep birlikte Türk milletiyiz.

Diyor ya merhum Hüseyin Nihal Atsız:

Dilek yolunda ölmek Türklere olmaz tasa,

Türk’e boyun eğdirir yalnız türeyle yasa;

Yedi ordu birleşip karşımızda parlasa,

Onu kanla söndürüp parçalarız, yeneriz.

Biz Tufanı yarattık uyku uyurken batı,

Nuh doğmadan kişnedi ordularımızın atı.

Sorsan şöyle diyecek gök denilen şu çatı:

Türk gücü bir yıldırım, Türk bilgisi bir deniz.

Delinse yer, çökse gök, yansa kül olsa dört yan,

Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.

Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan,

Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz…

MHP GENEL BAŞKANI

DEVLET BAHÇELİ


MANAS HABER

Haberin etiketleri:

DEVLET, BAHÇELİ


Haber okunma sayısı: 84

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

YILDIRAY ÇİÇEK : Biji Meral'in ve Heval Akşener'in yüzsüzlüğü

Bugün sol, komünist, devrimci, bölücü çevrelerle ittifak ve işbirliği yapan parti Meral Akşener’in

ALİ KUNAK : Zekeriya Alp komitesi güçlü bir profil çiziyor

TFF Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yarıya yakını geçtiğimiz dönemde de futbolun yönetiminde görev

OĞUZ YILMAZ : Pacta sunt servanda (Ahde vefa)

Rumlar Enosis hayâlinden vazgeçemedikleri için ahde vefa göstermedi.

KONUR ALP KOÇAK : Pacta sunt servanda (Ahde vefa)

Rumlar Enosis hayâlinden vazgeçemedikleri için ahde vefa göstermedi.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL