BAHÇELİ : Hiçbir bürokrat imtiyazlı değildir.

bahceli--hicbir-burokrat-imtiyazli-degildir


09 Temmuz 2019 Salı 21:04

 Türkiye sistem tartışmalarını uzlaşmayla bağlamış, seçim süreçlerini huzurla tamamlamış, esas gündem başlıklarını sırasıyla çözmek için harekete geçmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi bu süreçte Cumhur İttifakı’nın varlığını müdafaa ve hükümeti desteklemek için milli ve demokrasi mücadelesini inanmışlıkla sürdürecektir.

Geçtiğimiz hafta 12 yıllık bir dava nihayete ermiştir.

İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesi 235 sanıklı Ümraniye Davası’nda tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermiştir.

12 Haziran 2007 tarihinde, Ümraniye’de bir gecekonduda bulunduğu iddia edilen 27 el bombasıyla soruşturmalar başlatılmış, FETÖ’cülerin sahte delillerle suç imal etmeleri ve organize hukuk katliamlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri maalesef hedef alınmıştı.



Darbe hazırlığı yapan, darbeye niyetlenen, demokrasiye kast etmek için el ovuşturan kim varsa haklarında her türlü cezai takibatın yapılması elbette mecburidir.

O tarihlerde sürekli ifademiz bu olmuştur.

Ancak Ümraniye davasının ilerleyen safhalarında görülmüştür ki, Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde alçak ve hain bir kurgu yapılmıştır.

Ümidim ve beklentim, gerçek darbe plancılarıyla masumların hiçbir şart altında yan yana getirilmemesi, bir ve aynı görülmemesidir.

Kozmik odaya girmek için uydurulmuş sözde suikast iddialarından tutun da Balyoz Davasına kadar pek çok hukuki süreç yıllar yılı devam etmiş, ülkemiz özel yetkili mahkemelerin tasallutu altına sokulmuştur.

FETÖ’cülerin yargı ve hukuk alanındaki ihanetleri hazin mağduriyetlere ve haksız mahkûmiyetlere neden olmuştur.

Türkiye’yi içten içe çürütmek için harekete geçen FETÖ’cü alçaklar şerefli Türk askerine kara çalmak, terörist yandaşlarına yer açmak için adeta saldırıya geçmişlerdir.

Bu dönem geride kalmıştır.

Duyarlı ve hassas olmamız gereken başlıca konu şudur: Hiçbir kurum ve kuruluş milli iradenin önünde ve üstünde değildir.

Devlet çarkı içindeki her kurum millete hukuk ölçüleri içinde ve verilmiş görevler çerçevesinde hizmet etmekle yükümlüdür.

Bilhassa Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasıyla başlayan tartışmaların tehlikeli bir seviyeye ulaştığı, krizseverlerin, kaos bekçilerinin gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında, siyaset alanında ortaya çıktıkları görülmektedir.

Merkez Bankası Başkanı hükümet tarafından ataması yapılan bir bürokrattır.

Hiçbir bürokrat imtiyazlı değildir.

Görevini layıkıyla yapan kalır, yapamayan gider, devletteki işleyiş budur, böyle de olmalıdır.

Görevden alınan Merkez Bankası Başkanı’nı siper yapıp ekonomide felaket senaryosu yazanlar en hafif tabirle utanmasını kaybetmiş densizlerdir.

Bir dönem Kemal Derviş’in emir eri gibi çalışan CHP’li malum ismin, Merkez Bankası’ndaki görev değişiminin bedeli ağır olacak demesi kendisi ve bürokratik mazisi gibi kara mizahtır.

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı başka bir şey, Başkanı’nın kurumsal hedeflere ulaşamadığından olayı hükümet tasarrufuyla görevden alınması başka bir şeydir.

Merkez Bankası Başkanı ayrıcalıklı değildir.

Fiyat istikrarı konusunda sorunlar varsa, enflasyonla mücadele tekliyorsa Banka kendisini gözden geçirmek, politika enstrümanlarını ve ekonomik müdahale araçlarını sorgulamak durumundadır.

CHP’nin ganimet avına çıkması art niyetliliktir.

CHP’li sözcüler dedikodu yapmak yerine şu sıralar moda haline gelen, cevabı da oldukça zor olan "Yeni doğmuş, sütle beslenen sığır yavrusuna ne ad verilir?" sorusunun cevabını aramaya koyulmalıdırlar.

Şıklar arasında bulunan “oğlak, sıpa, kuzu, buzağı” seçeneklerinden birisini tercih edebilecekler, arzu ediyorlarsa telefon jokeri veya çift cevap haklarını da kullanabileceklerdir.

Bize göre daha yararlı bir iş yapmış olacaklar, böylece zamanları da boşa geçmemiş sayılacaktır.

CHP inkar etse de, Türkiye ekonomisi bugün çok cepheli bir kuşatma ve saldırı altındadır.

Ekonomik tetikçiler, sermaye çeteleri, ulus ötesi şirket ve bankalar ekonomik operasyonun içindedir.

Türkiye’de ise CHP’nin ve diğer zillet partilerinin bu operasyona mihmandarlık yapmaları adamlık değildir, millilik değildir, doğru değildir, siyaset hiç değildir.

Biz tarafız, Türkiye’nin tarafındayız.

Onların hepsi gelsin, Allah’ın izniyle alayına yeteriz, hepsinin hakkından ve üstesinden kesinlikle geliriz.

 

MHP GENEL BAŞKANI

DEVLET BAHÇELİ


MANAS HABER

Haberin etiketleri:

DEVLET, BAHÇELİ


Haber okunma sayısı: 84

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

YILDIRAY ÇİÇEK : Biji Meral'in ve Heval Akşener'in yüzsüzlüğü

Bugün sol, komünist, devrimci, bölücü çevrelerle ittifak ve işbirliği yapan parti Meral Akşener’in

ALİ KUNAK : Zekeriya Alp komitesi güçlü bir profil çiziyor

TFF Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yarıya yakını geçtiğimiz dönemde de futbolun yönetiminde görev

OĞUZ YILMAZ : Pacta sunt servanda (Ahde vefa)

Rumlar Enosis hayâlinden vazgeçemedikleri için ahde vefa göstermedi.

KONUR ALP KOÇAK : Pacta sunt servanda (Ahde vefa)

Rumlar Enosis hayâlinden vazgeçemedikleri için ahde vefa göstermedi.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL